DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN %
İstanbul
°

KALAN SÜRE

Pusat

Pusat

06 Ekim 2022 Perşembe

Nükleer uygulamalarda kullanılacak yıl sonu devreye alınıyor Bakan Dönmez duyurdu

Nükleer uygulamalarda kullanılacak yıl sonu devreye alınıyor Bakan Dönmez duyurdu
0

BEĞENDİM

Uluslararası Bor Sempozyumu’na (BORON 2022) çevrim içi katılan Dönmez, Türkiye’nin, ilk enerji dönüşümünü altyapıları yenileyerek tamamladığını ve ikinci dönemin yeşil kalkınma hedefleri çerçevesinde ilerlediğini söyledi.

Dönmez, yeni dönüşümün teknoloji temelli olacağını vurgulayarak, “Teknolojiniz yoksa bu hikayede başrol olmayı bekleyemezsiniz. Büyük bir oyunun oyuncusu olmak istiyorsanız, öncelikle teknolojiniz olmalı ve bu teknoloji sadece sizin değil başkalarının da işine yaramalı. Yapay zeka, akıllı sistemler, gelişmiş veri araçları, bugün gündemimizde en üst sıralarda. Elektrikli arabalar, kayıt zinciri gibi birçok yeni teknolojiyi de araştırarak, hatta bazen kampüs içi denemelerimizle test ediyoruz. Biz artık enerji arz güvenliği kavramını teknoloji arz güvenliği kavramıyla birlikte ele alıyoruz.” diye konuştu.

Bor cevherinin enerji teknolojilerinde önemine işaret eden Dönmez, metalürji, nanoteknolojiler, otomotiv, enerji, elektronik ve iletişim, uzay ve hava araçları, nükleer uygulamalar, askeri araçlar ve yakıtlar gibi ileri teknoloji ürün kullanan her sektörde borun kullanımını daha da artırmak ve yaygınlaştırmak istediklerini dile getirdi.

Türkiye’nin bor üretim ve ihracatında dünya lideri olduğuna dikkati çeken Dönmez, Türkiye’nin katma değerli bor ürünlerinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri olmasını hedeflediklerini ifade etti.

Bakan Dönmez, Türkiye’nin bor karbür tesisini bu yılın sonunda devreye alacaklarını belirterek, böylece savunma sanayi başta olmak üzere aşınmaya dayanıklı makine parçalarının üretiminde, cam, seramik ve nükleer uygulamalarda yerli bor karbürün kullanılacağını söyledi.

Yerli lityum üretiminin de teknoloji özgünlüğünün en önemli örneklerinden olduğunu belirten Dönmez, şöyle devam etti:

“Bu yıl içinde biri Eskişehir Kırka’da, biri Bandırma’da olmak üzere 700 ton kapasiteli iki yeni lityum tesisimizin temelini atacağız. Böylece yıllık lityum ihtiyacımızın yarısından fazlasını artık yerli üretimle karşılayacağız. Ferrobor tesisimizin temeli için de yaklaşık 20 gün önce Bandırma’daydık. Ferrobor özellikle çelik, neodiyum mıknatıs, transformatör çekirdekleri, otomobillerin çelik aksamları, metal enjeksiyon dökümleri, tıp elektroniği ve ev elektronik eşyaları gibi teknolojik ürünlerin kritik bileşeni. Bandırma’da kuracağımız tesisimizle yıllık 800 tonluk ferrobor üretimi yapacağız. Önümüzdeki yılın sonlarına doğru da tesisimizi devreye alacağız.”

Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) bünyesinde bugüne kadar 348 projeye destek sağlandığını dile getiren Dönmez, halihazırda 25 projenin çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Dönmez, BOREN bünyesinde 6 laboratuvar kurulduğunu ve 2012-2020 yıllarında BOREN ve TÜBİTAK iş birliğiyle 27 AR-GE projesine destek sağlandığını ifade etti.

Söz konusu projelerden 25’inin tamamlandığını belirten Dönmez, 2022’de BOREN bünyesinde 6 yeni projeye başlandığını söyledi.

Dönmez, BOREN, TÜBİTAK ve Gen Otomobil iş birliğiyle yakıt pili araç projesi kapsamındaki tüm tasarım, üretim ve entegrasyon çalışmalarının başarıyla tamamlandığını vurgulayarak şunları kaydetti:

“Projede yakıt olarak hidrojen kullanıldı. Elektrikli araçlara göre menzili artırılmış yeni nesil bir araç konsepti yerli olarak geliştirildi. Biliyorsunuz, hidrojenin yakıt olarak kullanımını ana hedeflerimizden biri olarak belirlemiştik. Özellikle temiz yakıtlarla taşıma olanaklarının artırılması için hidrojen önemli bir husus. Yerli kömürden hidrojen üretimi bu konuda ilerleme sağlayabileceğimiz alanlardan biri. Şimdilik bu konudaki maliyetler yüksek ama bu alandaki teknoloji geliştikçe zaman içinde daha erişilebilir bir maliyet noktasına ulaşacağız. Bu konuda özellikle yerli bir hidrojen ekosistemi ve yerli bir hidrojen sanayisi oluşturmak istiyoruz.”

Tarımda bor uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla 2016’da Ankara’da Uluslararası Tarımda Bor Sempozyumu düzenlendiğini dile getiren Dönmez, gelecek yıl AGROBOR-2023’ün düzenleneceğini ve bu konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Devamını Oku

Google Japonya’dan şaka gibi yeni ürün: 1,65 metrelik klavye!

Google Japonya’dan şaka gibi yeni ürün: 1,65 metrelik klavye!
0

BEĞENDİM

Google Japonya, geçtiğimiz yıllarda 1 Nisan şaka günü dolayısıyla tuhaf klavyeler tasarlayarak herkesi güldürmüştü. Şirket bir klavye şakası daha yapmak için bu kez Nisan ayını beklemedi ve tüm harfleri yan yana dizilmiş bir klavyeyi tanıttı. 

Klavye prototipi, devamlı olarak dağınık masalarda klavyelerine yer bulmak için mücadele eden insanlara bir avantaj sağlayabilir.

Google Japonya, bu sefer QWERTY klavyeyi bir piyanodaki tuşlar gibi uzun bir şerit halinde dizayn ederek 165 santimetre uzunluğunda fiziksel bir klavye prototipi ürettiğini belirtiyor. Bu klavyenin aynı zamanda sadece yaklaşık 6,5 santimetre derinliğinde olması, en dağınık çalışma alanlarının bile alt kenarına rahatlıkla sığmasını sağlayabilir.

Muhtemelen Google’ın bu klavyeyi üretmek gibi bir niyeti bulunmuyor ancak isteyenlerin üretebilmesi için her imkanı sağlıyor. Gboard Stick adı verilen bu klavyenin tamamen gülünç bir fikir olduğunu düşünmüyorsanız, Google Japonya’nın bu klavye için kullandığı tüm açık kaynaklı dosyaları paylaştığını bilmek size bir hayli şaşırtacaktır. Hatta, alternatif bir düzene sahip özel bir sürümü tercih etmeniz bile mümkün.

Şirket, Gboard Stick’in kullanıcıyı her uçtaki tuşa ulaşmak için kollarını ve bacaklarını uzatmaya doğal olarak teşvik etmesi de dahil olmak üzere, diğer bazı (tartışmalı) avantajlarından bahsediyor. Bunun yanı sıra boyutunun iki kişi tarafından aynı anda rahatça kullanmasına izin vererek e-posta düetlerine fırsat tanıdığı gibi şaşırtıcı bir açıklama da dikkat çekiyor.

Devamını Oku

2022 Nobel Fizik Ödülü’nün sahibi belli oldu

2022 Nobel Fizik Ödülü’nün sahibi belli oldu
0

BEĞENDİM

2022 Nobel Fizik Ödülü’nü kuantum mekanikleri konusundaki çalışmalarından ötürü Fransız fizikçi Alain Aspect, Amerikalı teorik ve deneysel fizikçi John F. Clauser ve Avusturyalı kuantum fizikçisi Anton Zeilinger kazandı.

Ödülün, üç bilim insanına, “dolanık fotonlarla ilgili deneyler, Bell eşitsizliklerinin bozulduğunun gösterilmesi ve kuantum enformasyon biliminde öncülükleri” vesilesiyle verildiği açıklandı.

Devamını Oku

2022 Nobel Tıp Ödülü’nü kazanan isim belli oldu

2022 Nobel Tıp Ödülü’nü kazanan isim belli oldu
0

BEĞENDİM

2022 Nobel Tıp Ödülü sahibini buldu.  Evrimsel genetik alanında çalışan İsveçli biyolog Svante Pääbo 2022 Nobel Tıp Ödülü’ne layık görüldü.

Nobel Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre Paabo, insan evrimi ve nesli tükenmiş insansıların genlerine ilişkin keşifleri nedeniyle ödüllendirildi.

Nobel Tıp, bilim dünyasının en prestijli ödülü. Corona virüs salgını nedeniyle tıp alanındaki ödül daha da önemli hale geldi.

Paabo, 10 milyon İsveç kronu yani yaklaşık 16 milyon 700 lira para ödülü alacak. Tıp alanındaki ödül bu yıl açıklanan ilk Nobel ödülü.

Devamını Oku

Yıllardır yanlış biliyormuşuz! Meğer oğlan dayıya kız halaya çekmiyormuş

Yıllardır yanlış biliyormuşuz! Meğer oğlan dayıya kız halaya çekmiyormuş
0

BEĞENDİM

Oğlan dayıya, kız halaya çeker cümlesine hayatınız boyunca en az bir kez duymuşsunuzdur. Bu cümle genellikle güzel & tatlı olan kişilere söylenirken, halalar ve dayılar, yeğenlerindeki bu güzellik sırrının kendilerinden kaynaklandığını öne sürer. 

Peki oğlan dayıya, kız halaya çeker cümlesi bilimsel açıdan bakıldığında ne kadar doğru?

Esasında bu cümle genetik bilimi bilinmeden önce gözlem sonucu varılan bir yargı oluyor. Genellikle karakterimizi kız çocuksan haladan, erkek çocuksan dayıdan alındığı iddia edilir. Ancak bu cümle türk toplumunda bir hayli yaygınlaşmış, yıllarca da devam eden batıl inançtan ibaret. Peki gerçekten kime benzediğinizi hiç merak ettiniz mi?

Cambridge Üniversitesi’nde genetik bağlantılarla alakalı yapılan bir çalışmada, anneanne ile torun arasındaki benzerliğin çok fazla olduğu belirlendi. Bunun sebebi ise Anne, annesinden aldığı X kromozomunun, %25’ini çocuğuna taşıyor. Bu sebepten dolayı da anneanne ile torun arasında benzerlik daha fazla yaşanıyor. Ancak kız çocukları anneanneden çok, babaanneye benzemeye daha yatkındır. Tabii bu benzerlik sadece fiziki özellikler olarak değil, huy benzerliği olarak da göze çarpıyor.

Canlıların dış görünüşleri yani fenotipleri; genotiplerinin ve çevresel koşulların etkisi ile oluşur. Bütün kişilerin devamlı olarak aynı ortamda yaşadığını varsayarak çevresel etkenlerdeki değişimleri ihmal edelim.

Sonuç olarak canlıların dış görünüşünü değiştiren tek etken genotipimiz yani genlerimiz olacaktır. Genlerimiz 4 tane nükleotidin ( adenin, guanin, sitozin ve timin) farklı dizilimlerle bir araya gelmesi ile oluşur. Bir gen yaklaşık olarak 1500 nükleotidten oluşmaktadır. (örnek olarak AUGCTGCAATCG……….)

Bir canlı sadece 5 tane nükleotidlik bir genden oluşsaydı bu canlının farklılığı 4.4.4.4.4= 1024 ile sınırlandırılabilirdi. Bir insanın genotipinde yüz binlerce gen bulunmaktadır ve bu genlerden her birinde nükleotid dizilimi birbirinden farklıdır.

Her bir kromozomumuzda 15.000.000 – 250.000.000 arası nükleotid vardır. Bunu 4 farklı harf ( A-G-S-T) kullanarak 250 milyon harflik bir kitap yazmak olarak düşünebiliriz.

Her mayoz bölünmede bu harflerin sırası değişeceği için bir canlının gen dizilimini başka bir canlıda yakalamaya hesaplanamaz derecede imkansız denilebilir.

Devamını Oku